Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin PwC Türkiye iş birliğiyle hazırladığı “İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi” raporunu değerlendiren TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesine ve hızlı teslimat avantajına rağmen rakip ülkelere kıyasla pahalı kaldığını vurguladı. Dolar bazında yüzde 50-60 daha yüksek maliyetlerle üretim yapılmasının pazar kayıplarına yol açtığını belirten Gültepe, fiyat dengesinin yeniden kurulması gerektiğini ifade etti.
SANAYİDE İSTİHDAM 480 BİN KİŞİ AZALDI
Üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki farkın giderek açıldığını belirten Gültepe, son üç yılda maliyetlerin 15 kat artmasına karşın satışların 9 kat seviyesinde kaldığını söyledi. Bu tablonun teknoloji ve verimlilik artışıyla dengelenemeyeceğini kaydeden Gültepe, imalat sanayiinde sigortalı çalışan sayısının son dört yılda 480 bin kişi azaldığına dikkat çekti.
Türkiye’nin küresel ihracattan aldığı payın son iki yılda yüzde 1,08’den yüzde 0,98’e gerilediğini belirten Gültepe, Polonya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerin Türkiye’nin fiyat dezavantajından yararlanarak pazar paylarını artırdığını dile getirdi. Polonya’nın incelenen dokuz ana sektörün yedisinde Türkiye’nin doğrudan rakibi olarak öne çıktığını aktaran Gültepe, ABD’nin kotalarının ardından Çin’in 350 milyar dolarlık ürün hacmini Türkiye’nin ana pazarlarına yönlendirmesinin de fiyat baskısını artırdığını söyledi.
Mevcut koşulların devam etmesi halinde Türkiye’nin ana pazarlarını rakip ülkelere kaptırma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Gültepe, Avrupa Birliği’nin üretimi kendi sınırları içinde tutmaya yönelik politikalarının da özellikle otomotiv gibi temel ihracat sektörlerini etkilediğini ifade etti. Gültepe, “Avrupa, her koşulda üretime dönüp kendi pazarını yaratacak. Önemli olan bu rekabette biz tercih olacak mıyız?” diye konuştu.
Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan Orta Koridor’un Türkiye üzerinden geçmesinin tek başına yeterli bir avantaj sağlamayacağını belirten Gültepe, üretim maliyetlerindeki sorunun çözülmesi gerektiğini vurguladı.
DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ YÜZDE 8’E ÇIKARILSIN TALEBİ
Kurdaki artışın enflasyonla uyumlu olması gerektiğini belirten Gültepe, iki gösterge arasındaki farkın 10 puana ulaştığını söyledi. Mevcut yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin yetersiz kaldığını dile getiren Gültepe, destekten yararlanma şartlarının kolaylaştırılmasını ve oranın yüzde 8’e çıkarılmasını talep etti.
Gültepe, “Yüzde 3 olan döviz dönüşüm desteği yetersiz kalıyor. Zaten çoğu firma mevcut şartları karşılayamadığı için bu desteğin çoğuna erişemiyor. Biz buradaki şartların sadeleştirilmesini ve destek oranının da yüzde 8’e çıkarılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Üretim ve yatırım yerine finansal araçlardan kazanç sağlamaya yönelimin arttığını belirten Gültepe, “İnsanlar üreterek kazanmalı ama şu anda herkes finansal araçlardan kazanç sağlamaya çalışıyor. Bu yanlış. Bizim ülkeyi buradan tekrar üretime, fabrika açmaya ve yatırıma döndürmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİM” İLACI ARTIK YETMİYOR
İhracatçının yalnızca devlet desteğine bağımlı kalmak istemediğini belirten Gültepe, firmaların kendi kaynaklarıyla yatırım yapmak ve dönüşüm süreçlerini finanse etmek istediğini söyledi. Fiyat rekabetçiliğinin yeniden sağlanması halinde şirketlerin yapay zekâ, inovasyon ve Ar-Ge yatırımlarına daha fazla kaynak ayırabileceğini ifade eden Gültepe, pazar kaybeden firmaların bu alanlara yatırım yapmasının zorlaştığını vurguladı:
“Devletin sunduğu mevcut desteklerin ötesinde, biz kendi kaynağımızı kazanıp bu kaynağı rahat bir şekilde yatırıma ve dönüşüme dönüştürmek istiyoruz. Türkiye, fiyat konusundaki problemi çözüp rekabetçiliğini geri kazanabilirse firmalar, yapay zekaya, inovasyona ve Ar-Ge’ye kendi imkanlarıyla çok daha fazla yatırım yapacak. İhracatçının geleceğe yatırım yapabilmesi için önce pazarlarda tutunması gerekiyor. Ancak bugün firmalar ayakta kalmaya çalışıyor. Fiyat rekabetçiliğini sağlayamayan, pazar kaybeden bir firmanın yeşil ve dijital dönüşüme, Ar-Ge’ye veya yapay zekaya kaynak ayırma şansı yok”
İhracatçıların temel hedefinin üretim olduğunu belirten Gültepe, mevcut koşullarda üretimi artırmaya yönelik çabaların tek başına yeterli olmadığını dile getirdi. Gültepe, ihracatçıların “işimiz üretim” mottosuyla hareket ettiğini ve sabah akşam “üretim” ilacı aldıkları benzetmesini yaparak, ancak bugünkü ilaç dozunun artık yetmediğini söyledi.